Tedavisi Olmayan Batı Nil Virüsüne Dikkat

Dünyada bir çok ülkede 50 yıldır görülen Batı Nil Virüsü bugünlerde Yunanistan'da tehlike çanlarını çaldırdı. Yunanistan Ulusal Halk Sağlığı Örgütü (EODY) güncel açıklamasında ülkede toplam 123 vakanın saptandığını 11 vakanın ise virüs nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti. Saptanan olguların 74'ünde santral sinir sistemi tutulumu görüldüğü, 49'unda ise hafif semptomlar görüldüğü belirtildi.


Batı Nil Virüsü Hastalığı

Batı Nil Virüsü Hastalığı, insanlara bu virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaşır sonrasında kişilerde nörolojik hastalıklara ve ölümlere neden olabilen viral bir enfeksiyon hastalığıdır.


Batı Nil Virüsü (BNV); insanlar, atlar, kuşlar ve vahşi hayvanlarda çeşitli nörolojik semptomlara neden olan bir RNA virüsüdür. Yaşam döngüsünde ana konak yabani kuşlardır. Kuşlardaki viremi döneminde, sivrisinekler kuşlardan beslenirken enfekte olurlar. Batı Nil Virüsü sivrisineklerin tükrük bezlerine yerleşir ve sivrisineklerin sokmasıyla insanlara bulaşır.


İnsanlarda Batı Nil Virüsü Hastalığı, dünyada 50 yıldan uzun süredir bir çok ülkede görülmektedir. Bu hastalık çoğunlukla Afrika, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Batı Asya’da görülür. Avrupa Bölgesi ve komşu ülkelerinde 2018 yılından beri vaka sayılarında artış olduğu bildirilmektedir.


Ülkemizde ilk vaka 2010 yılında tespit edilmiş olup 2010 yılından beri vaka bildirimleri yapılmaktadır. Salgın bölgeleri başlıca kuş göç yolları üzerinde yer almaktadır. Hastalık mevsimsel özellik göstermekte olup yaz aylarında ve sonbaharın erken dönemlerinde (özellikle ağustos –eylül aylarında) olgular tespit edilmektedir. Ülkemizde özellikle marmara ve ege bölgesi risk altındadır.


Göçmen kuşlar ve sivrisinekler hastalığın dünya çapında yayılmasında etkilidir. Culex tipi sivrisineklerin sokmasıyla insanlar enfekte olmaktadır.


Batı Nil Virüsü Hastalığı Belirtileri


Batı Nil Virüsü ile enfekte kişilerin %80 i asemptomatik yani belirtisiz şekilde atlatırken kalan %20 kişi ise semptomatik şekilde bu hastalığı geçirirler.


BNV’nin kuluçka süresi 3-14 gündür. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde bu süre 21 güne kadar uzayabilmektedir.


Hastalarda ani başlayan ateş ile birlikte baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları, gastrointestinal semptomlar (bulantı-kusma, karın ağrısı ve ishal) ve döküntü görülür. Ateş genellikle çok yüksek seyreder.


Daha şiddetli vakalarda baş ağrısı ile birlikte görülen yüksek ateş, halsizlik, boyunu dik tutamama, uyuşukluk, zihinsel karışıklık, koma, kas titremeleri, konvulsiyonlar ve paralizi gelişebilir.


Baş ağrısı en sık görülen bulgudur. Santral Sinir Sistemi (SSS) tutulumu olduğunda baş ağrısından aseptik menenjit ve ensefalite kadar değişen klinik tablolar görülebilir. Genellikle diğer benzeri viral sendromlardan ayırt edilemez. Bu nedenle tanı süresi gecikebilmektedir.


Batı Nil Virüsü Hastalığı Tanısı


Enfeksiyonun akut döneminde BOS, idrar, serum veya doku örneklerinde PCR testi ile viral RNA saptanması veya virüs izolasyonu kesin tanı koydurucudur.

Serolojik yöntemlerle antikor belirleme de tanıda kullanılan yöntemlerdendir.


Batı Nil Virüsü Hastalığı Tedavisi


Batı Nil Virüsü Hastalığının bilinen bir tedavisi yoktur ve tedavide kullanımı önerilen spesifik bir antiviral bulunmamaktadır. Bu nedenle enfeksiyonun tedavisi öncelikle destek tedavisi şeklinde olmalıdır.


Şiddetli vakalarda hastalara hastaneye yatırılarak takip edilmelidir. Hastalara destek tedavisi, Sıvı-elektrolit dengesinin sağlanması için IV sıvı verilmesi, solunum desteği ve sekonder enfeksiyon gelişmesinin önlenmesi temel yapılacak uygulamalardır.


Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HIV/AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde hastalık ciddi seyredebileceği ve sinir sistemi enfeksiyonuna yola açabileceğinden bu gruptaki hastaların daha yakından takibi gereklidir.


Batı Nil Virüsü Hastalığından Korunma


Tedavisi olmayan bu hastalığın bulaş yolu bilinmektedir. Sivrisineklerden bireysel korunma ve toplumu korumak amaçlı sivrisineklerle mücadele bu hastalıkla savaşmada temel yoldur.


Bunun için; durgun su oluşumunu engelleme, kimyasal ve biyolojik insektisid kullanımı, koruyucu giyisi giyilmesi, cibinlik kullanımı, repellent kullanımı çok önemlidir.


Aşı -Günümüzde insanlar için kullanıma giren aşısı bulunmamaktadır.




54 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör